Yazı Detayı
28 Haziran 2018 - Perşembe 16:12 Bu yazı 1520 kez okundu
 
MUHALEFET BİZİ SİYASİ KAVGA ROLÜ İLE KANDIRDI MI?
MURAT GÜREŞ
muratgures27@gmail.com
 
 

24 Haziran, bir tarih olmanın ötesinde; siyasi, tarihi ve  sosyal açıdan klasik anlamlar içerdiği gibi geleceğe dair fenomen sembolleri de içinde barındırıyordu.

 

Sonuçların açıklanmasıyla birlikte; sevinç, hüzün, hayalkırıklığı, öfke, zafer, ötekileştirme, yansıtma neyi arasanız o içeriği bulabilecek bir iklimi aynı anda, aynı saatlerde yaşattı halkımıza.

 

Bu tür toplumsal tepkimelere baktığımız zaman siyasi simgelere (bu CHP gibi bir siyasi parti de olabilir, Recep Tayyip Erdoğan gibi siyasi bir aktör olabilir) haddinden fazla, hatta gereksiz denilebilecek kadar çok duygusal yatırım yaptığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.

 

Seçim sonrası sandıktan çıkan sonucun ortaya çıkardığı tabloya yönelik sevincimizi, üzüntümüzü, öfkemizi, yılgınlık ve yorgunluğumuzu  işte bu semboller üzerinden şekillendirmekle gerçekleri gözden kaçırdığımız gibi gerçeğe de uzak kalıyoruz.

 

Bana göre ‘seçimler’,  güç yapısı içinde nasıl temsil edileceğimiz sorusunun hem  yanıtının hem de  sonucunun arandığı mecradır. Ama bu güç yapısının devlet geleneği ile birlikte nasıl şekillendiği  ve Türk siyasetinde kuralları kimin koyduğu mevzusu birlikte ele alındığında,  bir farkında olamama, hatta olanı biteni algıla(ya)mama sorunu ortaya çıkıyor.

 

Eğer meseleyi sandıktan çıkan sonuç üzerinde değerlendirmek gerekirse ki klasik toplumlarda tercih edilen arayış budur. İşte burada bir siyaset halüsinasyonuna neden olmamak için  “NEDEN?”sorusuna yanıt aramak yerine “, “NEDEN OLMADI?” sorusuyla bir alan derinliği yaratmak gelecek stratejileri açısından sağlam verilerin ulaşılmasını sağlar.

 

Çünkü ister AKP, ister CHP, MHP, İYİ Parti, HDP ve tüm diğer partilerin aslında bize ‘aynılığı’ satmakistemektedir.  Çünkü toplumun homojenize olduğunu düşünürler. Tabiri caiz ise her birimiz politik olarak paketlemiş-etiketlenmiş ve raflarda yerini almış birer ürün haline getirilmişizdir. Yani ister istemez siyasi hikâyenin bir parçası olmuşuzdur.

 

Ben siyaset bilimcisi değilim. Kaldı ki politikanın içinde olan arkadaşlarımla konuştuğum zaman Türkiye’nin, hatta bölge ve şehirlerin zaten siyaset bilimini hunharca parçalandığı yerle yeksan ettiği konusunda hemfikiriz

 

Bu dinamik akışkanlık içerisinde Recep Tayyip Erdoğan’lı AKP ile Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce’li CHP siyaseti arasında yoğunlaşan politik rekabete baktığımda şunları düşünmeden edemiyorum:

 

-Acaba, siyasi açıdan doğru olan nedir?

 

-Muhalefet neden dışarıya bakarak genişlemek yerine, içeriye bakarak (iç kavga) daralmayı tercih ediyor?

 

- Gönüllü körlüğün kutsanması ile neden bu denli yaygın hale geldi? Bu toplu tapınmanın nedenleri neler?

 

Ve kafama en fazla takılan ve Türkiye koşullarından bana göre en can alıcı olan soru da şu:

 

*Muhalefetin aktörleri acaba yeterince siyasi olamadı mı?

 

*Sadece “siyasi kavga rolü yaparak” bizi yıllarca oyalamış olabilirler mi?

 

Aslında  siz değerli okurlara yönelttiğim tüm bu soruların elbette bende bir karşılığı var. Ben, en azından yeni bir siyasal kültürün oluşturulmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

 

Ama sizlerle beraber tartışmak daha faydalı olacağına inanıyorum.

 

Ne dersiniz, görünüşe göre kötü olandan bir iyi çıkarılabilir mi?

 
Etiketler: MUHALEFET, BİZİ, SİYASİ, KAVGA, ROLÜ, İLE, KANDIRDI, MI?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Kasım 2018
KASIM’DA AŞK BAŞKADIR (10 KASIM)
170 Okunma.
19 Ağustos 2018
BAKLAVA VE ŞILLIK TATLISI
1528 Okunma.
05 Ağustos 2018
BİRAZ ZOR BİR YAZI
617 Okunma.
10 Mart 2018
HIRSIZLIĞIN ESTETİĞİ :))))
2891 Okunma.
05 Mart 2018
MAKUL STK’LAR DEVRİ
569 Okunma.
28 Şubat 2018
STADYUM, CAMİ VE REİS
438 Okunma.
18 Şubat 2018
KONUŞAMIYORUM !..
1132 Okunma.
11 Temmuz 2017
ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE GAZİANTEP EKİBİ
1661 Okunma.
24 Haziran 2017
devhaber BAYRAMINIZI KUTLUYOR
880 Okunma.
20 Haziran 2017
YÜKSEL’İN İKİ GÜLÜNE…
1209 Okunma.
02 Mayıs 2017
1 MAYIS VE İŞÇİ EDEBİYATINA GENEL BİR BAKIŞ
1237 Okunma.
13 Nisan 2017
YSK'DAN ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME...
469 Okunma.
10 Nisan 2017
NEDEN HAYIR DİYORUM
800 Okunma.
21 Mart 2017
MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET
744 Okunma.
16 Mart 2017
AHA SİZE HOLLANDA!
709 Okunma.
09 Aralık 2016
MAHLÛKAT VE GÜNAH
1117 Okunma.
29 Kasım 2016
SAYIN BAŞKANIM, OBAMA ABİM;
815 Okunma.
10 Kasım 2016
KASIM’DA GEL ANTEP’E…
947 Okunma.
07 Kasım 2016
EN BÜYÜK DEMOKRASİ TÜRKİYE'DE!!! (yeni yazım)
933 Okunma.
29 Eylül 2016
EĞİTİM GAZİANTEP’İN ÖNCELİĞİ DEĞİL !..
958 Okunma.
12 Eylül 2016
12 EYLÜL VE KENAN EVREN
1079 Okunma.
11 Temmuz 2016
GAZİANTEP VE ÜNİVERSİTESİ İÇİN BÜYÜK GÜN
2775 Okunma.
20 Haziran 2016
BIÇAK GİBİ
2017 Okunma.
30 Mayıs 2016
VALİ, KAPICI ve BİZ MEDYA
1272 Okunma.
18 Mayıs 2016
DOKUNULMAZLIKLAR KONUSU
1060 Okunma.
17 Mart 2016
SİZ KENDİNİZİ NE SANIYORSUNUZ ?
1342 Okunma.
14 Mart 2016
Kızgınım!.. Üzgünüm! Öfkeliyim!..
1376 Okunma.
06 Mart 2016
BU HİKAYEYİ BİLDİNİZ Mİ?
1090 Okunma.
29 Şubat 2016
BENDE KATILMIYORUM..
1096 Okunma.
19 Ocak 2016
AKADEMİSYENLER, SUÇ VE DOKTRİN.
1315 Okunma.
15 Ocak 2016
BİZ DE “BU SUÇA ORTAK OLMAYACAĞIZ!”
1155 Okunma.
05 Ocak 2016
REİSLER, (KAR)AMBOL ve ŞEHİTKAMİL
1033 Okunma.
30 Aralık 2015
HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ASM’DEN ÇALINAN VERİLER…
1226 Okunma.
08 Aralık 2015
EĞİTİM ÇALIŞTAYI VE AYDINLANMA (yeni yazım)
903 Okunma.
Haber Yazılımı